Not to be published

‘A New Theory of Biology,’ was the title of the paper which Mustapha Mond had just finished reading.  He sat for some time, meditatively frowning, then picked up his pen and wrote across the title-page: ‘The author’s mathematical treatment of the conception of purpose is novel and highly ingenious, but heretical and, so far a the present social order is concerned, dangerous and potentially subversive.  Not to be published.’  He underlined the words.  ‘The author will be kept under supervision.  His transference to the Marine Biological Station of St. Helena may become necessary.’  A pity, he thought, as he signed his name.  It was a masterly piece of work.  But once you began admitting explanations in terms of purpose — well, you didn’t know what the result might be.  It was the sort of idea that might easily decondition the more unsettled minds among the higher castes — make them lose their faith in happiness as the Sovereign Good and take to believing, instead, that the goal was somewhere beyond, somewhere outside the present human sphere; that the purpose of life was not the maintenance of well-being, but some intensification and refining of consciousness, some enlargement of knowledge.  Which was, the Controller reflected, quite possibly true.  But not, in the present circumstance, admissible.

— Aldous Huxley, Brave New World

Mustafa Mond-un okumayı yeni bitirdiği çalışmanın adı ’Yeni Bir Biyoloji Teorisi’ idi.  Bir süre düşünce içinde, kaşlarını çatarak oturdu, sonra da kalemini alıp kapak sayfasına şöyle yazdı: ’Yazarın amaç kavramına matematiksel yaklaşımı yenilikçi ve son derece ustaca, fakat aykırı ve sosyal düzen açısından bakıldığında tehlikeli ve yıkıcı.  Yayınlanamaz.’  Altını çizerek yazmayı sürdürdü.  ’Yazar gözetim altında tutulacaktır.  St. Helena Deniz Biyoloji İstasyonu’na transferi gerekebilir.’  İmzalarken yazık diye düşündü.  Ustalıklı bir çalışmaydı.  Ama bir kez amaç türünden açıklamaları kabul etmeye başladınız mı, ne sonuçlar doğurabileceğini bilemezdiniz.  Üst sınıf insanlar arasında kafası karışık olanların şartlandırmasını bozabilecek türden bir düşünceydi, Egemen İyilik anlamında mutluluğa olan inançlarını yitirmelerine neden olabilir ve asıl amacın daha derinde bir yerlerde, fiziksel insanın ötesinde bulunduğuna inanmaya yönlendirebilirdi.  Yaşamın amacının, mutluluğun sürekli kılınması değil, bilincin yoğunlaştırılması ve arınması, bilginin zenginleştirilmesi olduğunu düşünmeye itebilirdi insanları.  Ki Denetçi de bunun büyük olasılıkla doğru olduğunu düşünüyordu.  Ancak bugünün şartlarında kabul edilemezdi.

— Çeviren: Ümit Tosun

Image: Masumiyet Müzesi

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: