Do scientists pray?

January 19, 1936

My dear Dr. Einstein,

We have brought up the question: Do scientists pray? in our Sunday school class. It began by asking whether we could believe in both science and religion. We are writing to scientists and other important men, to try and have our own question answered.

We will feel greatly honored if you will answer our question: Do scientists pray, and what do they pray for?

We are in the sixth grade, Miss Ellis’s class.

Respectfully yours,

Phyllis

————

January 24, 1936

Dear Phyllis,

I will attempt to reply to your question as simply as I can. Here is my answer:

Scientists believe that every occurrence, including the affairs of human beings, is due to the laws of nature. Therefore a scientist cannot be inclined to believe that the course of events can be influenced by prayer, that is, by a supernaturally manifested wish.

However, we must concede that our actual knowledge of these forces is imperfect, so that in the end the belief in the existence of a final, ultimate spirit rests on a kind of faith. Such belief remains widespread even with the current achievements in science.

But also, everyone who is seriously involved in the pursuit of science becomes convinced that some spirit is manifest in the laws of the universe, one that is vastly superior to that of man. In this way the pursuit of science leads to a religious feeling of a special sort, which is surely quite different from the religiosity of someone more naive.

With cordial greetings,

your A. Einstein

19 Ocak 1936

Sevgili Dr. Einstein,

Pazar günkü dersimizde şu soruyu gündeme getirdik: Bilim insanları dua eder mi? Dersimiz, hem bilime hem de dine inanabilir miyiz sorusuyla başladı. Bilim insanlarına ve diğer önemli insanlara mektup yazarak sorumuza cevap bulmaya çalışıyoruz.

Cevap vermenizden büyük onur duyacağız: Bilim insanları dua ederler mi ve ne için dua ederler?

Biz altıncı sınıftayız, Bayan Ellis’in öğrencileriyiz.

Saygılarımla,

Phyllis

————

24 Ocak, 1936

Sevgili Phyllis,

Sorunu olabildiğince basit bir şekilde cevaplamayı deneyeceğim. İşte cevabım:

Bilim insanları insan ilişkileri de dahil olmak üzere her olayın doğa yasalarına bağlı olduğuna inanır. Bu nedenle bir bilim insanı olayların akışının duayla, yani doğaüstü bir yolla beyan edilen dilekle değiştirilebileceğine inanmaya yatkın olamaz. 

Ancak doğaüstü güçlere ilişkin mevcut bilgimizin yetersiz olduğunu kabullenmek zorundayız, bu yüzden nihai, yüksek bir ruhun varlığına dair kanaat bir tür inanca dayanıyor. Bu inanç, bilimin güncel kazanımlarına rağmen yaygınlığını sürdürüyor.

Ancak bununla birlikte ciddi anlamda bilimle meşgul olan herkes, insandan üstün bir ruhun evrenin yasalarında açığa çıktığına ikna olmaya başlıyor. Böylece bilim uğraşı naif birinin dinselliğinden şüphesiz epeyce farklı olan, bir nevi dini duyguya neden oluyor.

En içten selamlarımla,

Albert Einstein

— Çeviren: Cüneyt Bender

Image: Kohei Nawa, PixCell-Deer #24 (The Metropolitan Museum of Art)

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: