Şiir Nefreti / The Hatred of Poetry

In ninth grade English, Mrs. X required us to memorize and recite a poem, so I went and asked the Topeka High librarian to direct me to the shortest poem she knew, and she suggested Marianne Moore’s “Poetry,” which, in the 1967 version, reads in its entirety:

I, too, dislike it.

Reading it, however, with a perfect

contempt for it, one discovers in 

it, after all, a place for the genuine.

I remember thinking my classmates were suckers for having mainly memorized Shakespeare’s eighteenth sonnet, whereas I had only to recite twenty-four words.  Never mind the fact that a set rhyme scheme and iambic pentameter make fourteen of Shakespeare’s lines easier to memorize than Moore’s three, each of which is interrupted by a conjunctive adverb — a parallelism of awkwardness that basically serves as its form.  That, plus the four instances of “it,” makes Moore sound like a priest begrudgingly admitting that sex has its function while trying to avoid using the word, an effect amplified by the deliberately clumsy enjambment of the second line and the third (“in” / “it”).  In fact, “Poetry,” is a very difficult poem to commit to memory, as I demonstrated by failing to get it right each of the three chances I was given by Mrs. X, who was looking down at the text, my classmates cracking up.

Ben Lerner, The Hatred of Poetry

Dokuzuncu sınıf İngilizce dersinde öğretmenimiz Bayan X ezberden şiir okuma ödevi vermişti.  Bunun üzerine Topeka Lisesi kütüphane görevlisine gidip bildiği en kısa şiiri sordum, bana Marianne Moore’un “Şiir” başlıklı şiirini önerdi.  Şiirin 1967 tarihli versiyonu sadece şu kadardı:

Ben, keza, hoşlanmam ondan.

Okumakla onu, yine de, kusursuz bir küçümseme

hissederek ona karşı, keşfedersin içinde onun, sonuç olarak, sahici olan için bir yer.

Çoğu Shakespeare’in on sekinci sonesini ezberleyen sınıf arkadaşlarımın ne kadar enayi olduğunu düşündüğümü hatırlıyorum, bense ezberden sadece yirmi dört kelime okuyacaktım.  Tabii belirli bir kafiye düzenine sahip olması ve beşli ölçüsü sayesinde Shakespeare’in on dört dizesini ezberlemek Moore’un üç dizesini ezberlemekten daha kolaydı.  Üç dizenin her biri bağlaç niteliğindeki zarflarla bölünüyordu – esasen, paralellik kurarak şiirin biçimini oluşturan bir tuhaflık.  Bu, dört defa tekrarlanan o da eklenince, Moore’un şiirini bir yandan kelimeyi kullanmaktan kaçınmaya çalışırken bir yandan istemeyerek seksin işlevini dile getiren bir rahibin tarzına benzetiyordu, ikinci dizenin üçüncüye kaba bir şekilde ulanmasıyla daha da güçlenen bir etki (“içinde” / “onun”).  Aslında “Şiir” ezberlenmesi çok zor bir şiirdi, bana verilen üç şansın hiçbirinde başarılı olamamakla bunu teyit ettim, Bayan X sessizce metne bakarken sınıf arkadaşlarım gülmekten kırılıyordu.

Ben Lerner, Şiir Nefreti (Çeviren: Hakan Toker)

Images:

Samuel van Hoogstraten, Las Paoufles; The Louvre

Utagawa Kunimasu, Kabuki Actor Ichikawa Ebizō V as Kumagai Jirō Naozane; The Metropolitan Museum of Art

Matthew Wytmans, Portrait d’un collectionneur; The Louvre

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: