Ağacım ben

I’m the tree.

A tree

unlike any other you’ve seen in the world.

There is nothing at all to compare them.

Not even two drops of water are alike.

This world tries to make me other than I am.

Still it’s me.  

Another me:

A tree’s shadow.

Nothing is clear anyway.

‘Should we dwell in the moment or beyond it?’

Or should we disappear?

It’s this I don’t understand.

And everything is one vast silence.

I see a bird passing by.

A river widens where it pools up.

I only look to things.

Looking is my job, only to look.

Everything in the world I miss like mad.

Everything I had was a small garden.

I can never forget the houses and streets and sky that could be seen from there.

Now there is no one.

I never thought to be a tree in a painting.

Not counting my roots (I can’t see my roots either)

There hasn’t been a big change.

No one can say I’m not alive,

As if I were on a long, long journey.

I’m endlessly extending,

But this isn’t eternity.

But I know I’m caught up with eternity.

It’s out of my hands, and I find my situation strange.

To be in the world in a painting…

That’s all.

It must be something like this:

To exist.

İlhan Berk, “The Tree” (English translation: George Messo)

Ağacım ben

Dünyada gördüğünüz ağaçların hiçbirine benzemeyen bir ağaç

Birbirine benzeyen hiçbir şey yoktur

İki su damlası birbirine benzemez

Beni kendimden başka bir şey yapmaya çalışan bu dünyada

Gene de benim

Bir başka ben:

Gölgesi bir ağacın

Hiçbir şey belli değil hem

Anın içine mi ötesine mi geçmeli?

Yitip gitmeli mi yoksa?

Bunu anlamıyorum işte

Hem her şey bir sessizlik

Bir kuş geçiyor görüyorum

Bir su durduğu yerde genişliyor

Her şeye ben yalnızca bakıyorum

Bakmak benim işim, yalnız bakmak

Dünyadaki her şeyi korkunç özlüyorum

Küçük bir bahçeydi her şeyim benim

Ordan görünen evleri, sokakları, gökyüzünü unutamam

Şimdi biri yok

Bir resimde ağaç olmayı hiç düşünmedim ben

Köklerimi saymazsak (köklerimi ben de göremiyorum)

Büyük bir değişiklik olmadı

Yaşamadığımı da kimse söyleyemez

Uzun mu uzun bir yolculuğa çıkmış gibiyim

Sonsuz uzuyorum

Ama sonsuzluk değil bu

Sonsuzlukta dolaştığımı biliyorum ama

Elimde değil, yerimi yadırgıyorum

Dünyada bir resimde olmak…

Hepsi bu

Hem böyle bir şey olmalı:

Varolmak.

İlhan Berk, “Ağaç”

Painting: James Tissot, Spring Morning; The Metropolitan Museum of Art

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: