Site icon Hatter Tea Party

Nice little stories

Excerpted from The Annotated Alice / Açıklamalı Notlarıyla Alice

by Lewis Carroll, edited by Martin Gardner

There seemed to be no use in waiting by the little door, so she went back to the table, half hoping she might find another key on it, or at any rate a book of rules for shutting people up like telescopes:  this time she found a little bottle on it (“which certainly was not here before,” said Alice), and tied round the neck of the bottle was a paper label, with the words “DRINK ME” beautifully printed on it in large letters.

Küçük kapının yanında beklemenin hiçbir yararı yok görünüyordu, bu yüzden başka bir anahtar ya da insanların nasıl dürbün gibi uzayıp kısalabileceklerini öğreten bir kurallar kitabı bulmak umuduyla masanın geri gitti.  Bu kez masanın üzerinde bir şişe buldu (“Daha önce kesinlikle burada değilde,” dedi Alice), şişenin boynunda bir kâğıt asılıydı; kâğıtta güzelce basılmış büyük harflerle: “BENİ İÇ” yazılıydı.

It was all very well to say “Drink me, “ but the wise little Alice was not going to do that in a hurry.  “No, I’ll look first,” she said, and see whether it’s marked ‘poison’ or not’; for she had read several nice little stories*** about children who had got burnt, and eaten up by wild beasts, and other unpleasant things, all because they would not remember the simple rules their friends had taught them: such as, that a red-hot poker will burn you if you hold it too long; and that, if you cut your finger very deeply with a knife, it usually bleeds; and she had never forgotten that, if you drink much from a bottle marked “poison,” it is almost certain to disagree with you, sooner or later.

“Beni iç,” demesi çok kolaydı, ama akıl küpü küçük Alice bunu yapmak için acele etmeyecekti.  “Hayır, önce bir bakacağım ve üzerinde ‘zehirlidir’ damgası var mı, yok mu göreceğim,” dedi; çünkü orası burası yanan, vahşi hayvanlara yem olan ve başlarına buna benzer tatsız olaylar gelen çocuklarla ilgili bir sürü küçük hikâye** okumuştu.  Bütün bunlar, arkadaşlarının öğrettiği basit kuralları akıllarına getirmedikleri için oluyordu: Örneğin, kızgın bir demir çubuğu gereğinden uzun bir süre elinde tutarsan elin yanar; eğer bir bıçakla parmağını çok derin kesersen genellikle kanar ve “zehirlidir” damgalı bir şişeden çok içersen er ya da geç bunun bünyene dokunması nerdeyse kesindir gibi kuralları Alice hiç unutmamıştı. 

However, this bottle was not marked “poison,” so Alice ventured to taste it, and finding it very nice (it had, in fact, a sort of mixed flavor of cherry-tart, custard, pineapple, roast turkey, toffy, and hot buttered toast), she very soon finished it off.

“What a curious feeling!” said Alice.  “I must be shutting up like a telescope!”  

And so it was indeed: she was now only ten inches high, and her face brightened at the thought that she was now the right size for going through the little door into that lovely garden.  

Ne var ki, şişede “zehirlidir” damgalı yoktu, bu yüzden Alice içindekinin tadına bakmaya karar verdi ve tadının çok güzel olduğunu görünce (kirazlı tart, krema, ananas, kızarmış hindi, karamel ve sıcak yağlı kızarmış ekmek karışımı bir tadı vardı) çok geçmeden şişenin tamamını midesine indirdi.

“Ne acayip bir duygu!” dedi Alice.  “Bir dürbün gibi kısalıyorum.”

Gerçekten de öyledi: Boyu şimdi yalnızca yirmi beş santimdi, artık o sevimli bahçeye girmeye uygun boyda olduğu düşüncesiyle yüzü aydınlandı.

***The “nice little stories” Charles Lovett reminds me, were not so nice.  They were the traditional fairy tales, filled with episodes of horror and usually containing a pious moral.  Lewis Carroll’s own library, for instance, as Stephanie Lovett tells us, contained an 1811 story called “Ellen, or the Naughty Girl Reclaimed,” about a disobedient girl sent away by her parents, with whom she is accidentally reunited after they encounter her nicely running errands for an old lady.  By doing away with morals, the Alice books opened up a new genre of fiction for children.

***Charles Lovett bana “küçük güzel hikâyeler”in o kadar da güzel olmadıklarını hatırlattı.  Bunlar, korku içeren bölümlerle dolu ve genellikle ahlaki bir ders veren geleneksel masallardı.  Alice kitapları ahlaki dersleri ortadan kaldırarak çocuk kitaplarında yeni bir tür açtı. 

Çeviren: Müge Sözen / Osman Çakmakçı

Exit mobile version