There are many

Susarak / While silent By Aziz Nesin Güneş altında söylenmedik söz yokmuş There’s not a word under the sun we’ve not said Bu yüzden geceleri soylüyorum sevdiğimi This is why I speak of love at night Ne gece ne gündüz yokmuş söylenmemiş söz Though there’s not a word unsaid in day or night Bende söylenmişleriContinue reading “There are many”

They won’t know

Bilmeyecekler They won’t know by Rıfat Ilgaz Geride kalanlara ne bırakacağım, Çocuklarıma, Onların da çocuklarına? What will I leave to those who are left behind, To my children, And to their children? Olsa olsa Karadeniz’den payıma düşeni… Beş on evlek yer gökyüzünden. At most My little piece of the Black Sea, Five or ten acresContinue reading “They won’t know”

Are you there?

VAR MISIN? Are you there? by Ahmet Selcuk İlkan Bütün beyazlarım kirli Bütün yeşillerim uzak Bütün mavilerim kırık All of my whites are dirty All of my greens are far away All of my blues are broken Avuçlarımda siyahlar Sırtımda günahlarla geldim sana Açar mısın kapını My palms are tarnished I came to you withContinue reading “Are you there?”

The sound of the key in the lock

Sesler – Sounds by Aziz Nesin   Gecenin bir zamanı evine gelince Kilitte duyuyorsan anahtarın sesini Anla ki yalnızsın When coming home in the evening You hear the sound of the key in the lock Know that you are alone Elektrik düğmesini çevirince Çıt diye bir ses duyuyorsan Anla ki yalnızsın When switching on theContinue reading “The sound of the key in the lock”

Bulut mu olsam

What if I were a cloud – Bulut mu olsam by Nazım Hikmet Over sea a transcendent cloud a silver ship on the sea’s face yellow fish in its waters blue algae on its floor on the shore is a naked man deep in thought. Denizin üstünde ala bulut yüzünde gümüş gemi içinde sarı balıkContinue reading “Bulut mu olsam”

No Joke

Şaka Değil – No Joke by Özdemir Asaf  Yer altından dinleniyoruz;Tedirginliğimiz ondan.Seslerimizi dinleyorlar,Ölülerin katında biriktiriyorlar;Suskunluğumuz ondan. From underground they listen in on us; Which makes us uneasy. Listening to our voices, Filling up the catacombs with them; Which makes us clam up. Bugün son sevişmelerimizi gözetleyorlar,Her neyse..Yarın düzenleyecekler aşklarımızı,Ner’deyse.Huysuzluğumuz ondan.Perdeleri kapatmalı mı?Perdeyse.Yaşamlarımızın, doğumlarımızınTadı kaçmadan..Gökteyse, yerdeyse,BirContinue reading “No Joke”

Gossip

Gossip – Dedikodu by Orhan Veli Kanık Kim söylemiş beni Süheyla’ya vurulmuşum diye? Who said I’ve fallen for Süheyla? Kim görmüş, ama kim, Eleni’yi öptüğümü, Yüksek kaldırımda, güpegündüz? Seriously, who, who says they saw me, Kissing Eleni  Out on the sidewalk in broad daylight? Melahat’i almışım da sonra Alemdara gitmişim, öyle mi? Apparently after thatContinue reading “Gossip”

On the subject of smiling to myself

While walking down the street by Orhan Veli Kanık While walking down the street by myself If I realize that I’m smiling, I suspect people passing by might think I’m a bit crazy, And I keep smiling. Sokakta giderken Sokakta giderken, kendi kendimeGülümsediğimin farkına vardığım zamanBeni deli zannedeceklerini düşünüpGülümsüyorum. English translation by E. Geddes

Concerning mustard

Concerning mustard by Orhan Veli Kanık It seems that I was a fool Having not understood for years The importance of mustard in the life of a society “One cannot live without mustard” Abiden was also remarking on this recently To those who are acquainted with The deeper truths I know now that I don’tContinue reading “Concerning mustard”

Guest

Guest By Orhan Veli Kanık Yesterday I was bored until nighttime Two packs of cigarettes did nothing for me Was going to write, but couldn’t For the first time ever I played the violin Wandered around  Watched the backgammon players Sang a song out of tune Caught enough files to fill a matchbox In theContinue reading “Guest”