When publishers make strange title translation choices

O anda duyuyor sesi.  Arnavut kaldırımında yankılanan adımlar.  Emin olamıyor onca gürültünün arasında.  Evet, ayak sesleri.  Yoksa kendi adımlar mı?  Hızını düşürmeden kulak kesiliyor.  Sokağı, karanlığı, geceyi dinliyor.  Ömürlerini çoktan doldurmuş bu evlerin, çürümüş mezar taşlarını andıran duvarlarında yankılanan ayak seslerini.  Temkinli, dikkatli, sinsi biri tarafından atılan adımların tekinsiz seslerini.  Evet, biri var arkasında.  GölgesiniContinue reading “When publishers make strange title translation choices”